Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – Dr. Ali Nadir Savaşer/ Berlin Nükleer Tıp Uzmanı
Yıl 1942... Atom bombasının askeri yararları konusunda zamanın ABD Başkanı Franklin D. Roosvelt’i ikna etmeyi başaran İtalyan fizikçi Enrico Fermi ve grubu “Manhattan” adını verdikleri atom projesinin ilk adımlarını atarlar. Şikago spor alanının altında ilk atom reaktörü büyük bir gizlilik içinde işletmeye açılır... 1945 Haziran’ında New Meksiko’nun Almogardo çölünde denenen ilk atom bombasının ölümcül gücü, bombayı meydana getirenleri bile dehşete düşürür.
Ve bilinen son... 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’da, üç gün sonra Nagazaki ABD’nin atom bombalarıyla yerlebir olur. Yüz binlerce insan hayatını yitirir. Ve binlerce masum insan, bombanın kalıcı tesiri ile hâlen ölmekte, kansere yakalanmaktadır.
ATEŞ TOPU VE KARA YAĞMUR
Saat sabah 8:15: ABD Hava Kuvvetlerinin “Enola Gay” isimli uçağından atılan, Uran 235 yüklü atom bombası 43 saniye sonra Japonya’nın Hiroşima kentinin 600 metre üzerinde patlar. “Küçük Çocuk” adı verilen atom bombasının etkisiyle saniyeler içinde 440 metre hızla büyük bir ateş topu oluşur, sıcaklığı 4000 dereceye çıkar. 3 dakika sonra gökyüzünde simsiyah bir bulut oluşur, kapkara bir yağmur yağar. 700 bin insanın vücudu feci şekilde tahrip olur. Birkaç gün içinde 100 bin insan hayatını kaybeder. 3 gün sonra, 9 Ağustos’ta Japonya’nın diğer bir kenti olan Nagazaki’ye bu kez “Şişman Adam” isimli Plütonyum bombası atılır. Her iki bombanın etkisi ile toplam olarak 200 bin kişi ölür. Sonraki yıllarda 100 bin kişi zararlı ışınların etkisiyle hayatını kaybedecektir. Araştırmalara göre halen, yılda normal ölümlere ek olarak 2 bin insan, “Küçük Çocuk” ve “Şişman Adam”ın etkisiyle ölmektedir.
ATOM ÇAĞI AÇILIYOR
ABD, atom bombası çağını başlatan ülke olarak tarihe geçer. Artık atom gücüne sahip olan ülkeler bu güce erişemeyen ülkeleri etkileri altına alacaklarını bilmektedirler. Bilinen bir gerçektir: Atom enerjisine sahip olan ülkeler, en nihayetinde atom bombası üretirler. “Sivil kullanım” aldatmacası altında, atom reaktörü ve bombası edinme yarışı başlar. Savaş sonrası atom gücüne sahip olan ABD, Sovyetler Birliği, Çin, Fransa ve İngiltere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi adı altında kurumlaşarak diğer ülkelere yaptırımlar uygulayabilmektedirler. Yer altı ve yer üstü, okyanuslar dahil atom denemeleriyle tahrip edilir. Reaktör kazaları ile kirlenen yeryüzü, dolayısıyla hastalanıp ölen insanlar, yok olan doğa yapısı bu güçlerin, yani atom enerjisi üreticilerinin umurunda değildir. Onlar kendi çıkarlarına bakarlar.
70 YIL SONRA GELEN İTİRAF
ABD’li tarihçi Robert Jakop çarpıcı bir tespitte bulunur: “Askeri açıdan Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları asla gerekli değildi. 1945 yılında alt yapısı tamamen yıkılmış olan Japonya zaten savaşı kaybetmişti. Bu gerçeği bütün dünya gibi ABD’li yöneticiler de biliyorlardı. Fakat ABD, “Manhattan Projesi”ne o kadar çok para harcamıştı ki, bombaları patlatmak artık bir mecburiyet olmuştu. Bu projeye para yatıranlar, gelecek için ‘Uran bombası mı, yoksa Plütonyum bombası mı daha etkili’ bilmek istiyorlardı.” Roosvelt’ten sonra Başkan olan Harry Truman ise atom bombası katliamlarının ABD’nin yararına olduğunu dünyaya ilan ediyordu. Bitmek bilmeyen paylaşım savaşlarında ABD, ‘en güçlü’ silaha sahip olduğunu ilan ediyordu. ABD öncülüğündeki Batı bloğu, Sovyetler Birliği’ne ve Doğu bloğuna karşı Soğuk Savaşı bilinçli olarak başlatıyordu.
ALBRİGHT’NİN PİŞKİNLİĞİ
Amerika’da en çok izlenen TV-haber yayınlarından “60 Dakika” adlı programın yöneticisi, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright’a “Irak Savaşı’nda yarım milyon çocuğun öldüğü söyleniyor. Bu sayı Hiroşima ve Nagazaki’de ölen çocuk sayısının çok üstündedir. Değer miydi?” diye bir soru yöneltiyor.
Albright, “Bu soruyu yanıtlamak çok zor. Fakat inanıyoruz ki değerdi” cevabını veriyor. 2 yıl sonra Cleveland’da yaptığı bir konuşmada Allbrigt, “İddiaya girerim ki, ABD olarak bizler, Irak halkını Saddam’ın düşündüğünden daha fazla düşünüyoruz. Eğer zor kullanıyorsak, bunu ülkemiz için yapıyoruz. Biz, büyük bir ulusuz. Çünkü Amerikalıyız. Biz, büyüğüz ve geleceğe bakıyoruz” diye sözlerini tamamlar.
IRAK’IN DEHŞETİ ABD’NİN YATIRIMI
8 yıl sonra 2006’da yeni ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Irak halkına dehşeti yaşatan işgalin, ABD’deki yaşam kalitesi ve küresel düzeydeki “Dolar Sultası” açısından değerli bir yatırım olduğunu açıkladı.
Eğer kendini büyük gören ülkelerin çıkarları ön planda ise, insanların hayatı onlar için yok hükmündedir.